
28 Nisan 2025, Pazartesi. Iber Yarımadası’nı karanlık bir sessizlik sardı. Saniyeler içerisinde İber Yarımadası’ndan İspanya’nın tamamına ve Portekiz’e kadar geniş bir alanda elektrik kesintisi yaşandı. İlerleyen saatlerde elektrik kesintisinin diğer Avrupa bölgelerinde yer yer göründüğü bildirilse de bu krizden en çok İspanya etkilendi.
Elektrikli taşımacılık tamamen durdu; metro hattında mahsur kalan insanlar, hastanelere ve kamu alanlarına kritik enerji ihtiyacı olan yerlere enerji sağlamak için gümrük gürül çalışan jeneratörler, çöken iletişim altyapısı… Dahası bu enerji kesintisi Avrupa’nın tamamını etkilemeye devam etmesi riski de hâlâ bulunuyor.
Peki neler yaşandı, Avrupa’nın son 50 yılda karşılaştığı en büyük elektrik krizinin kökeni ne?
Krizin Anatomisi
12.33 sularında İspanya’da başlayan elektrik kesintisi bir dizi aksilik nedeniyle yaşandı. Temel iddia Fransa ile İspanya arasında yer alan enerji nakil hatlarının aniden kopmasından dolayı veya kopmasına neden olan bir elektrik denge bozulması yaşandığı düşünülüyor. Öyle ki sistem üzerinde anlık ihtiyacı karşılayan enerjinin %60ının 5 saniye boyunca kaybolması elektrik altyapısında domino taşı etkisi yaratan bir enerji kaybı yaşandığı biliniyor.
Bu bozulmaya dair ilkin çıkarım ise olayın Fransa ile İspanya arasındaki nakil hatlarının aniden kopmasından dolayı değil “sık karşılaşılmayan atmosferik fenomenler” sebebiyle nakil hatlarında kesintiyle sonuçlanan bir dizi olay oluştuğu düşünülüyor. Yılın bu döneminde 30 dereceleri bulan gün içi sıcaklık farkının yüksek gerilim hatları üzerinde “indüklenmiş atmosferik titreşim” olarak adlandırılan, sıcaklığa bağlı olarak iletkenin parametrelerinin değişmesi olarak açıklanabilecek, bir fenomen’e neden olduğu düşünülüyor.
İnsanlar tarafından, bir siber saldırı saldırı sonucunda bunun yaşanabilmiş olacağı gündeme getirilmesine rağmen Avrupa Konseyi Başkanı, Antonio Costa, sorunun siber saldırı olmadığını açıkladı. Ayrıca Avrupa Siber Güvenlik Ajansı (ENISA) da herhangi bir bulguya rastlanmadığını bildirdi.
27 Nisan günü 17 sularında Red Electrica de Espana (REE) yaklaşık 6 saat içerisinde normal hizmet vermeye devam edebileceklerini ve yaşanan kesintinin istisnai ve anormal bir kesinti olduğunu belirtti. Aynı sıralarda Portekiz enerji ağı operatörü olan Redes Energeticas Nacionais (bizdeki TEİAŞ gibi düşünebilirsiniz) hizmetin tamamen normale girmesinin 1 haftayı bulabileceğini bildirdi.
Olay Avrupa geneline yayıldığı ve daha da ağırlaşacağına dair bazı indikatör açıklamalara da sahibiz diyebilirim. Orta Avrupa ülkelerinde şebeke düzenleme faaliyetleri ve kesinti önlem planları başlatıldığına dair Fransa’dan bir takım haberler var. Türkiye Enerji Bakanı Avrupa’yı etkileyen bu kesintinin Türkiyeyi etkileyebilecek büyüklükte olacağını söyledi.
Normalde haber sayfası gibi yazmayı sevmem ama kesinti sürecini daha iyi anlatabilmek için bu bilgileri vermem gerekiyordu.
Asıl ilgileneceğim kesintinin boyutları ve olası sonuçları olacak.
Kesintinin Boyutları
Kesinti sebebiyle OHAL ilan edildiğini belirterek başlamak istiyorum çünkü taşımacılık ve sağlık gibi kritik sektörler bizatihi etkilendi. Yüzden fazla metro seferi kesinti sırasında yer altında kaldı. 35binden fazla yolcunun kesinti sonrasında metrodan tahliye edildiği bilgisi paylaşıldı. Hastaneler ve kritik devlet dairelerinde jeneratörle enerji sağlandı, kritik olmayan ameliyatlar ertelendi.
Kesintinin bir diğer etkilediği alan bilişim ve telekomünikasyon sektörü idi. Kesinti sırasında Netblocks normalde var olan kullanıcı trafiğinin sadece %17’si kadar bir ağ trafiğe sahip olduklarını duyurdu. Bu da çoğu cihaz çevrimdışına çıktı demek oluyor.
Daha mühimi gördüğüm kredi kartları, gerek telekomünikasyonda yaşanan enerjiye bağlı kesintiler gerek pos ve yazar kasaların devre dışı kalmasından dolayı etkisiz kaldı, bankalar bugün para çekme limitini 3 kata çıkartmak zorunda kaldı ki nakit ile alışverişler devam edebilsin.
Marketlerde ve soğuk zincir depolarda ilerleyen haftalarda gerçek maliyetini öğrenebileceğimiz büyük bir soğuk zincir kırılması durumu yaşandı.
Yer yer devam etse de sabaha karşı İspanyanın %90’ına enerji sağlanabilirken, Portekiz’de kırsal bölgeler haricinde pek çok yere enerji sağlanabildi. Şimdilik durum kontrol altına alınmaya başladı gibi görünse de İspanya ve Portekiz’de insanlar sonraki potansiyel enerji kesintilerine hazırlık yapıyor, baya deprem çantası gibi elektrik kesinti çantası hazırlamayı tavsiye eden gönderiler ve 72 saatlik ihtiyaç listeleri yayınladı ülkeler.
Böyle anlattıkça bir yerde “şimdi ispanyadaki dostumuz falancaya bağlanalım” diyen spiker gibi hissediyorum.
2025 İspanya Enerji Kesintisi böyleydi. Şimdi gelelim olayın röntgenini çekmeye.
Karanlık Gece
Bu kesintiyi incelerken 2 temel konuya değinmek istiyorum.
Elektrik Çağı
İlki modern uygarlığımızın elektriğe olan bağımlılığı. Modern çağın en büyük icadı olan, ısınma, soğuma, aydınlanma, eğlenme, iletişim gibi hayatımızın her alanına giren hatta kolumuza taktığımız akıllı saatler ile zamanımıza bile değecek kadar değerli bir kaynak elektrik.
Olası bir elektrik kesintisi, özellikle geniş çaplı ve uzun süreli bir kesinti, modern uygarlık için ciddi sonuçlar doğuracağını bu yüzden hiç yadsımamak gerekiyor. Sorsak 3 gün öncesine kadar bu senaryo distopik gibi görünse de, bugün İberya’da, 2010’larda hatırlatırım Türkiye’de, görünen bu gibi elektrik kesintileri kısa sürede kriz büyük zamanda felaketle sonuçlanabilecek olaylara sebep olabilir.
Metro, tren, tramvay gibi elektrikle çalışan sistemler durması ile taşımacılık; baz istasyonları ve telefonlarımızın devre dışı ile iletişim; kritik konumlar ve devlet dairelerinin devre dışı kalması riski sebebiyle sağlık, eğitim ve güvenlik gibi kritik konularda gerek zafiyet gerek krizler gerekse ölümler oluşabilir; finansal sistem, üretim, ürün hatları hepsi çöker.
Daha da kötüsü bugünkü içtiğimiz suyu bile elektriğe bağımlıyız. Pek çok şehre su büyük kuyular ve barajlardan elektrik pompaları ile sağlanıyor.
El hasıl kelam elektriğe olan bağımlılığımız, uygarlığımızı çok hassas ve kırılgan bir yapıya dönüştürüyor. Uzun süren bir kesinti, kısa sürede medeniyetin çökmesine neden olmasa da, birkaç gün içinde toplumsal düzenin sarsılmasına, birkaç hafta içinde ise sistemsel çöküşe yol açabilir.
Bütünleşik Elektrik Altyapısı ve Domino Etkisi
İkincisi ve en önemlilerinden birisi Avrupa’nın enerji altyapısı olarak karşımıza çıkmakta. Avrupa’da elektrik altyapısı devasa bir ağ sistemi gibi. Avrupa’nın büyük çoğunluğu, ENTSO-E (European Network of Transmission System Operators for Electricity) adı verilen bir elektrik şebekesi çatısı altında birleşmiştir. 35 ülkede 500 milyon aboneye hizmet veren bu operatör şirket 400 kV ve 220 kV gibi yüksek gerilim iletim hatlarıyla birbirine bağlı onlarca üretim tesisi ve yerel trafolardan oluşuyor. Bu yapıya bir miktar Türkiye de kullanıcı olarak dahil. Hatta bazen Atatürk barajından üretilen elektriği Portekiz tüketiyor diyebileceğimiz kadar dahil. Bunu da anlamak için elektrik şebeke mantığını anlamamız gerekiyor. Onu da birazdan anlatacağım.
Elektrik Şebeke Mantığı
Elektrik şebekeleri yani iletim ve dağıtım altyapısı, elektriğin üretildiği santrallerden milyonlarca kullanıcıya güvenli ve verimli bir şekilde ulaşmasını sağlayan çok katmanlı bir sistemdir.

Avrupa genelinde Rusya Ukrayna savaşında, gazı keseriz tehtitini duyduğumuzda aşina olduğumuz şekilde çok farklı kaynaklardan oluşan bir üretim var. Batıda, özellikle Portekiz ve İspanyadaki üretim yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor, İspanya’nın elektriğinin %43’ü rüzgar ve güneş enerji santrallerinden sağlanılıyor. Fransa ise %60 oranında nükleer santrallerde enerji üretiyor. Doğu bloğunda Rusya’dan alınan gaz ile elektrik üreten termik santraller daha yaygınken Almanya ve İtalya da hem gaz hem petrol kaynaklı termik santrallere sahip. Norveç İsviçre ve Avusturya ise hidroelektrik santralleri ile ihtiyaçlarını karşılıyor.
Herkes aslında her uygun zamanda elektrik üreterek şebekeyi uygun oranlarda besliyor. Elektrik santrallerde genellikle 10 – 30 kV arası üretilirken, gerilim, trafo merkezlerinde 154 kV – 400 kV gibi çok yüksek değerlere transformatörlerle yükseltiliyor. Bunu alternatif akım teorisine girmeden anca bu şöyle anlatabilirim iletim sırasında enerji kayıpları en aza indirmek için bu yapılıyor(çünkü yüksek gerilim, düşük akım demektir ve bu da daha az ısı kaybı anlamına gelir).
Üretilen ve yükseltilen elektrik, yüksek gerilim hatları ile şehirlerin etrafındaki trafo merkezlerine taşınıyor ve o anki bölgelerin ihtiyaç durumuna bağlı olarak çeşitli sistemlerle elektrik hizmeti sağlanıyor. Bu sistemler SCADA (Supervisory Control and Data Acquisition) olarak bildiğimiz iletim ve dağıtım hatlarını uzaktan izleyip kontrol etmeye yarayan dijital kontrol sistemidir.(ki SCADA mimarisine dair bir yazı da yazsam güzel olacak)
Kesinti anında yük atma, arıza lokalizasyonu, otomatik kesici sistemleri bu sistemlerce yapılır. Daha önce belirttiğim gibi Türkiye’de TEİAŞ, Avrupa’da ENTSO-E üyesi TSO’lar bu sistemleri işletir. Ancak bu sistemler çok kararlı ve başarılı bir şekilde çalışıyor olsa bile sistem üzerinde bu gibi yüksek yüklerin ani değişimi ile sistemler altyapıyı ayakta tutamayabilir. Ki İspanyada tahminlere göre olan tam da bu.
Elektrik anlık tüketilmesi gereken bir kaynaktır, depolamak zordur. Bu nedenle üretim ve tüketim her saniye dengede tutulmalıdır ki bunu da SCADA sistemleri sağlar.
Eğer bu denge hali korunamaz ise, frekans düşer, sistem dengesizleşir ve blackout (çökme) yaşanabilir. Bu durum da enerji sistemlerinin yaşadığı en ciddi kriz durumudur.
Elektrik sistemlerinde genelde arıza veya ani yük artışı olur (örneğin büyük bir santral devreden çıkar). Sonuç olarak şebekede frekans düşmeye başlar (örneğin 50 Hz → 48 Hz). Otomatik koruma sistemleri, frekans daha da düşmesin diye yük atar ya da tüketimi keser.
Ancak bu müdahaleler de yeterli olmazsa, iletim hatları aşırı yüklenir ve devre dışı kalır. Şebeke senkron çalışmayı kaybeder, yani üreticiler ve tüketiciler “aynı ritimde” olamaz. Sonuçta artan yük frekansın daha da düşmesine sebep verip sistem güvenlik sebebiyle kendini kapatır. Her hatta özellikle tüketici hatlarında bulunan sistem kendini kapattıkça bütün hat üzerinde biriken yük daha da artar. Sonuç olarak bu bütün ağın kapanmasına kadar giden bir sürece sebep verir.
Blackout sonrası şebekeyi tekrar ayağa kaldırmak oldukça karmaşık ve aşamalı bir iştir. Bu bazı santrallerin yeniden devreye alınması bazılarında üretime sıfırdan başlanmasına ihtiyaç duyar. Nitekim bu yüzden bazı santrallerin dış güç kaynağı olmadan çalışabilecek şekilde tasarlanması gerekir (örneğin hidroelektrik santraller).
Bu santraller sırayla diğer santralleri(termik santraller gibi) tetikler ve tüm sistem kademeli olarak yeniden başlatılır. Tüm sürece Black Start süreci denir. Saatler hatta günleri bile bulabilen bir süreçtir.
İspanya ve Portekiz’in Durumu
İspanya ve Portekiz, elektrik üretimlerinin büyük bir kısmını rüzgar ve güneş enerjisinden sağlamaktadır. Yenilenebilir enerjinin doğrudan kesintiye neden olmadığını belirtmekle birlikte, bu tür enerji kaynaklarının düşük “sistem ataletine” sahip olması nedeniyle şebekenin ani frekans değişimlerine karşı daha hassas hale geldiğini bilmekte yarar var. Yenilenebilir enerji kaynaklarının şebekeye entegrasyonu, mevcut altyapının esnek olmaması nedeniyle sorunlar yaratmaktadır. Özellikle “Dunkelflaute” olarak adlandırılan, rüzgar ve güneş enerjisinin yetersiz olduğu dönemlerde, uzun süreli enerji depolama kapasitesinin eksikliği şebeke istikrarını azaltmaktadır. Ancak bu televizyonda atıp tutan eli sopalıların “efendim yenilenebilir enerji işte buna yol açtı” gibi iddialarını desteklemeyen bir durum. Ortada altyapıya dair bi sorun var çünkü, üretim şekline bağlı değil ve Avrupa’nın enerji altyapısı, son yıllarda yaşanan krizler ve dönüşüm çabalarıyla birlikte ciddi eleştirilerin odağında yer almaktadır.
Avrupa’nın elektrik iletim ve dağıtım altyapısının büyük bir kısmı 1980’lerde inşa edilmiştir. Bu durum, artan elektrik talebi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu karşısında yetersiz kalmaktadır. Avrupa Birliği’nin enerji altyapısına yönelik yatırımları, ihtiyaç duyulan hız ve kapsamda gerçekleşmemektedir. AB’nin “aşağıdan yukarıya” planlama sistemi, gerekli altyapı ve sınır ötesi bağlantıları tam olarak kapsayamamaktadır. Bir de Avrupa Birliği’nin enerji politikaları, bazı üye ülkeler tarafından “merkeziyetçi” ve “dayatmacı” olarak eleştirilmektedir ki pek çok politika ve alınan karar da tam olarak bu sebeple ülkeler içerisinde muhalefetle karşılaşmaktadır. Özellikle Yeşil Mutabakat kapsamında alınan kararların, ekonomik olarak bazı ülkeleri zor durumda bıraktığı ve rekabeti bozduğu ifade edilmektedir.
Avrupa’nın uzun yıllar boyunca Rusya’dan gelen doğal gaz ve petrole olan bağımlılığı, enerji güvenliği açısından ciddi bir zafiyet oluşturmuştur. Geçmişte Almanya nükleer santrallerden enerji elde ederken son 10 yılda tüm santralleri kapatmış olması da Rusya’ya olan bağımlılığı artırmıştır demek mümkün. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası bu bağımlılık azaltılmaya çalışılsa da, alternatif kaynaklara geçiş süreci hem zaman alıcı hem de maliyetlidir.
Aydınlık Uyarı

Esasında bitirirken şunları söylemekte yarar var. Avrupa’nın enerji altyapısındaki mevcut sorunlar ve belki bu sorunlara bağlı gelişen belki de sadece mevcudun ilanı olan bu elektrik krizi yalnızca teknik değil, aynı zamanda ekonomik ve politik boyutları da içeren çok katmanlı bir krizi işaret ediyor. Hatta sadece Avrupa için değil bütün dünya için potansiyel krizlere ayna tutuyor.
Bu gibi zorluklarla başa çıkmak için, elektrik şebekelerinin modernizasyonuna yönelik yatırımlar hızlandırılmalı, dışa bağımlılığı azaltacak alternatif enerji kaynaklarına yönelinmeli ve yenilenebilir enerjinin süreksiz doğasını dengeleyebilecek uzun vadeli enerji depolama çözümleri geliştirilmelidir.
Hepsinden de mühimi Avrupa Birliği içinde daha adil, uyumlu ve koordineli bir enerji politikası oluşturulmalıdır. Ancak bu bütüncül adımlarla Avrupa, sürdürülebilir, güvenilir ve krizlere karşı dirençli bir enerji geleceği inşa edebilir.
Taktir edilir ki Avrupa hatalarından ders çıkarmasını bilenlere sahip olduğu için kısa sürede bu sorunlarla başedecektir. Peki nasıl yapacak, bunu da ilerleyen günlerde göreceğimiz aşikar.
O zamana kadar, aydınlık günler dilerim…
- Spain, Portugal and parts of France hit by massive power outage
- Spain and Portugal declare states of emergency after massive power outage | CNN
- Did Renewable Energy Cause Spain & Portugal's Power Cut?
- Power outage - Wikipedia
- Power cuts - everything you need to know | National Grid Group
https://www.energynetworks.org/customers/what-happens-in-an-energy-shortage